1 Kasım 2012 Perşembe

Evet o büyük gün bugün. Gün sayarak beklediğim doğum günüm. İyi ki doğdum !

Şu an çok mutlu olmam, arkadaşlarımla dışarıda eğleniyor olmam gerekirken ben aslında bilgisayarın başında, gözlerim yaşlı, moral bozukluğuyla bu satırları yazarım. bir yandan da facebookta duvarıma yazanlara gülümseyerek teşekkür ederim. 

İlk defa bir doğum günümde yalnızım. Annem bile toplantısı olduğu için gelemeyeceğini söyledi. Anneannem zaten yanımda değil. Babamla aynı evde kalmıyoruz. Ne kadar harika değil mi? Ben bir yaşımı daha geride bırakırken sevdiğim tüm insanlar yanımda değil. Mükemmel.. En yakın iki arkadaşım İngiltere'de. Diğer iki arkadaşım nerede bilmiyorum. Annem toplantıda. Babam arkadaşlarıyla beraber her hangi bir kahvede kart oynuyor heralde. 

Mükemmel bir doğum günü.
İyi ki doğmuşum, doğum günüm kutlu olsun. 

31 Ekim 2012 Çarşamba

Son 2 saat 29 dakika ! Ve bende halen daha ne heyecan var ne bir şey. Doğum günün hediyemi de bugün yaptırdım. *.* Sadece onun heyecanı var.


Bazı yerlerinde çok canım yandı ama deydi doğrusu. O kadar güzel oldu ki. Daha çeyreği bile tamamlanmamışken aşık oldum tekrardan dövmeye.. 

Saat 9:34 ve acıktım bile. Ama kalkıp mutfağa gitmeye üşeniyorum -,-  Susadım da. Ve sanırım, mutfağa gideceğim. O soğuk, karanlık, sessiz mutfağa 0.0 

Tamam artık yeter saçmalamaya başladım. son 2 saat 22 dakika !

30 Ekim 2012 Salı

Vaov. Uzun zamandır yazmamışım bir şeyler. Hadi bunu değiştirelim o zaman ! ;)

Bugün 30 Ekim, günlerden Salı. Doğum günüme tam olarak (tam olarak değil tabi) 1 buçuk gün kaldı. *-*   Çok çok çok heyecanlıyım falan SANMAYIN ! Yok öyle bir şey yani. Hani arkadaşlar sürpriz parti falan yapar umudu da kalmadı yani. Dışarı çıkıp kutlama devrini de kapattım yani, o derece. Zaten Besteciğim da yok buralarda. Dışarı çıkıp, içip içip sarhoş olamayacağız. Müzik sonuna kadar açık, en sevdiğimiz şarkılar çalarken dans edemeyeceğiz. Gecenin bilmem kaçında o sarhoş halimizle sucuklu yumurta yapamayacağız. Evet duygusala bağladım yine. TEŞEKKÜR EDERİM BESTE, SAĞOL CANIM !! Siktiğimin İngiltere'sindeyken bile beni bunalıma soktun! 

Tamam konuyu değiştiriyorum. Zira ağlamaya hiç niyetim yok -,- 
Hatta ve hatta kapatıyorum. Bu kadar. Yazmaya usandım çünkü !

19 Ağustos 2012 Pazar

Hayır yani, hiç bir zaman annemnan babamın boşanma sebebinin ben olduğunu düşünmedim. Sebep her zaman ikisinin aptallığı falan oldu. Ki öyleler. Geçen hafta annemin babama yazdığı bir defter buldum. Hani kilidi olan defterlerden. Defteri de babamın ofisindeki dolapta buldum o ayrı olay. -,-
Defteri açtığımda çıkan ilk sayfa 1 Kasım 1994 ! Benim 2. yaş günüm. Sevgili anneciğim ise babamın ne kadar iyi biri olduğundan bahsetmiş, ama arada da kendi mutsuzluğunu eklemiş cümlelerinin aralarına. Ne kadaaarrr güzel bir doğum günü hediyesi olmuş bana o zaman. Daha sonraki sayfaysa 24 Haziran 1996. Gören deycek 2 sene de bir yazar. Onda da '93 yılından beridir zaman zaman ayrılmak istediğini düşündüğünü yazdı. Bir da bana anlatıldığı kadarıyla, ki kendi anlattı, aralarındaki sorunlar son zamanlarında gerçekleşmiş. Bunlar da '99 yılında ayrıldılar. Ve '99 yılına yaklaştıklarına başlamış sorunlar falan diye anlatıldı bana. Ama olayın gerçek yüzü, anacığımın benim doğduğumdan itibaren olan mutsuzluğu, monoton hayatı vesaire vesaire.

Bunları okuduktan sonra da kendimi suçlamadım boşanmaları ile ilgili. Ve halen daha ikisinin aptallığı diye düşünürüm. Biraz akılları olsa, denerlerdi kardeşim. Oyun değil bu evlilik. Bir kere kalkıştıysan, her ne problemin olursa olsun, çözmeye çalışarak devam edecen. Madem mutsuzsun, çocuk yapmadan bitirecen bu işi. Çocuk yaptıysan, bir defa şans verecen, eğer olmazsa ayrı yollara gidin.

Akşam akşam sinirlerim bozuldu işte. -,-

5 Haziran 2012 Salı

Meleğiimm. Tam 1 sene.


Tam bir sene önce bugün sen ellerimden kayıp gittin. Tam bir sene önce bugün ben senin soğuk yanağını okşadım sana veda ederken. Ve yine tam bir sene önce sen giderken benim kalbimi, ruhumu, hayatımı da alıp gittin.


Ağlayarak uyandığım gecelerde yoksun. Mutlu olduğumda yoksun. Neredesin? Kimlerlesin? Sana en çok ihtiyacım olduğum zamanlar neden yoksun? Bir sesini duysam. Gözlerine baksam. Kollarında uykuya dalsam ve bunlar rüya olmasa. Rüyamdaki gibi sıkıca sarılsam sana. Bir sarılsam sana bir daha hiç bırakmam. 


Bugün tekrardan sana ne kadar ihtiyacım olduğunu anladım. Akıl danışacağım biri yok. Eskiden sana danışırdım aklımdakileri oysa şimdi onu yapamıyorum. Annemle konuşmak dertleşmek bile seninki gibi olmuyor. Hiç birşey eskisi gibi değil. Ne yapacağımı bilmiyorum. 


Kayboldum anne. Kayboldum.. Sen yoksun ve ben yolumu kaybettim.. 


Geçmişe dönelim birtanem. Eskiye, çok eskiye dönelimm. Ben bebek olayım ve senin kollarında uyuyayım.. 








Seni çok özledim ve herşeyden çok ama çok seviyorum meleğim.. 

2 Haziran 2012 Cumartesi

02.06.2012

3 gün sonra 366 gün olacak. Koskoca 1 sene. Saniyeler, dakikalar, saatler, günler, haftalar ve aylar.. Nasıl da koyuyor insana zaman. Hayatındaki en değerli şeyi alıp, seni onsuz bırakıyor.. Annesiz, arkadaşsız, hayatsız..

Tam olarak bir sene önce sen burada, nefes alırdın.. Şimdi ise sensiz ben nefes alamıyorum.. Nasıl ayakta kaldım bugüne kadar hiç bir fikrim yok.. Nasıl dayanacak gücü buldum kendimde bilmiyorum.. 


Evimiz eskisi gibi değil. Eskisi gibi eve koşarak dönmek istemiyorum artık. Ne kadar geç gelirsem o kadar iyi oluyor benim için. Sen yoksun çünkü evde. Beni beklemiyorsun artık. O zaman eve dönmenin ne anlamı var artık?
















O gün gelmesin..

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Tam 2 hafta oldu. 2 hafta önce kararımı verdim ve değişiklik yaptım.
İlk birkaç gün tuhaf geldi. Mesaj yok, cevapsız yok. Aradığım biri mesaj attığım biri yok. Ama sonra üzerinden birkaç gün geçince alıştım. O boşluk kalmadı içimde. İyiyim.






-C

11 Nisan 2012 Çarşamba

Herşey iyi güzel da, eskisi gibi değil artık. İlk günkü heyecan, kıpır kıpır olma hissi. Durum vahim. Düşüncelerine önem verdiğim iki önemli insan benim uzun zamandır kendime bile itiraf edemediğim bir gerçeği yüzüme vurdular. Ve haklılar da. Karar vermem gerek. Ama nasıl vereceğimi bilmiyorum. Vereceğim kararın zararının ne kadar olacağını bilmiyorum.


Çok zor durumdayım ....

9 Nisan 2012 Pazartesi

12 Mart 2012 Pazartesi

Friends forever . (:
Hello hello hello :D

Uzun zamandır adam gibi bloga girip bir şeyler karalamadım. Hayatımda pek bir değişiklik yok gibi. Okul-ev temposu her zaman ki gibi devam ediyor. Şubat tatilimden bahsedeyim biraz. Bol güneşli, arada karlı bir tatildi :D. Arkadaşlarla Trodos'a gittik. Arkadaşlarla gezdik tozduk falan filan. :P

Okul açıldı işte 16Şubat'ta. Yeni yeni dersler. Bu dönem Yunanca dersi alıyoruz arkadaşlarla. Γεια σας ! Με λενε Τζερεν (Merhaba ! Benim adım Ceren) :D Geçen hafta dersleri ektim birazcık :P Ama halledeceğik :P Sorun yok gardaaaş :D

Ermm sonra sonra .. Rihanna'ya takıldım bu bir iki haftadır. Talk That Talk'u indirdim bütün gün onu dinliyorum. "We Found Love" favorimdi ama şimdi albüme aşık oldum ! "Where Have You Been" bu aralar dilime dolandı. Onu mırıldanıyorum arada.

Kitap aşığı bir insanım ama bu aralar nedense elime kitap almıyorum. Evde okuyacak kitap kalmadı resmen. Bir ara Lefkoşa-Suriçi'ndeki Işık Kitapevi'ne gidip kitap almam gerek. Ya da yine Suriçi'ndeki Gloria Jean's Coffees'e gidip kahve içerken ordaki kitaplardan okuyabilirim. Bunu Burcu'yla konuşup anlaşmam lazım ! Zaten uzun zamandır onunla da görüşemiyoruz.

Ayrıca bir de To-Do-List yapmam gerek :/ Yapmam gereken çok şey var :( ama vaktim yok :( nayır nayır nayır -,-

Babama fotoğraf makinemi hatırlatmam lazım. Tamire verdik ve halen daha aramadılar bizi. Luzum arayıp durumunu öğrenelim. Yarın hatırlatayım pedere.

Canım Pringles çekti -,- Ben bir mutfağa takılıyorum.

Bu arada tavsiyem mutlaka dinleyin : myspace.com/fikrikarayel albüm yolda (:


καλησπερα σας !!

Ceren xoxo

5 Mart 2012 Pazartesi

Öyle güzel ki.. İnsanın ömrünün sonuna kadar orada kalası geliyor..