10 Ağustos 2016 Çarşamba

10/08/2016

Yalnızlık.
Neye göre yalnız? Veya hangi koşullar adı altında yalnız olduğunu düşünebilir bir insan? Arkadaşının olmaması mıdır yalnızlık yoksa, çevresinde "arkadaş" adı altında bir sürü insan varken aslında sadece etrafta olmaları ve senin yanında olmamaları mıdır yalnızlık?

Yalan arkadaşlıklar, sahte yakınlıklar, belki de umursuz ilgisiz bir aile. Aile bakımından şanslı mıyım değil miyim pek emin değilim o konuda. Zaten insan ailesini seçemez. Doğduğunda sahipolduğu ilk yakınları onlar olur. Sadece ilerleyen zamanlarda onlarla olan ilişkisine devam etme veya etmeme kararı alabilir. Bende öyle yaptım sanırım. Kimisini hayatımdan çıkardım, kimisiyle arama mesafe koydum.

Peki arkadaş bakımından neler yaptım? Çok sevdiğim kardeşlerim vardı benim. "Sister from another mother" ah lütfen sana kaldırdığım orta parmağımı da alıp bir siktir git lütfen. İnsan arkadaşlarını seçerken genelde maddiyata bakmaz. Benim gibi (emotionally düşünenler olarak) gidip şımarık, ikiyüzlü, çirkef insanları arkadaş olarak alıp, kardeş yerine koyarız kalbimizde sonra da götümüze tekme yeriz üstüne de arkamızdan konuşurlar. Yapmayın siz böyle. Arkadaş seçerken iki defa değil birkaç defa düşünün. Sağlam kazık yemiş biri olarak söylerim. Bırakın 3-5 arkadaşınız olsun. Neydi o klasik anneannelerimizin dedelerimizin söylediği söz: "Arkadaş sayın bir elin parmaklarını geçmeycek sayıda olsun". Ben saysam 5'i bulur muyum? Sanırım 3'ü buldum ben. Bu yalnızlık mıdır? Yoksa yanına alacağın, yakının olacağın insanları ince eleyip sık dokumak mıdır? Ben bu 3 insanla çok iyiyim, çok mutluyum. Öyleyse ben yalnız mıyım yoksa değil miyim?

Bir de yalnızlığın sevgili olanı varmış. Gönlüne göre olanı bulamamak, bulduğunu sanıp aslında yanılmak, ya da bulupta kaybetmek. Sonrası yalnızlık işte. Her gün gördüğün, görüştüğün, sevdiğin ama deliler gibi sevdiğin biri olur. O seni çok sever sende onu çok seversin. Şimdi buradaki sorun ne diye sorarsan, sorun aslında o veya ilişki değildir. Sorun benimdir. Ben, kendim, şahsım.

Ben bir ota boka kanamazken, aşk kelimesini daha adam gibi kavrayıp, o duyguyu nasıl benimseyeceğimi bilememişken, adam gibi bir ilişki kurmaya kalksam bile onu boka batırmayı çok güzel beceririm. Oysa karşımdaki için elimden geleni yaptığımı düşünürüm çoğu zaman, ama kendim için elimden geleni hiç yapamadım. Hep biri için koştum durdum oysa aslında koşmam gerekmiyordu. Koşmak yorulmak demekti ve ben o kadar çok koştuğum için kendimi yordum. Kendimi yordum ve aslında benim dinlenmem lazımdı. Yukarda yazdığım o sözde arkadaşlarımdan biri benim arkamdan "Ceren'i nereye çekersen oraya gelir" demiş. Doğru söylemiş. Ben o kadar bir bıraktım ki kendimi son birkaç senedir, kim beni nereye çektiyse, kim beni nereye sürüklediyse oraya gittim. Neden? Birileri tarafından kabullenme? Birileri tarafından sevilme? Onay görme? Ama neden? Ben kendimi sevemez miyim? Ben kendimi kabul edemez miyim de başkalarının onayını, sevgisini almak için koşturdum?

İnsan bazen kendini sorgulamalı. Ben neden böyle yapıyorum? Bunu yaptım iyi hoş güzel, sonucu ne olacak? İnsan hatalar yaparak büyür, olgunlaşır ve hatalarından ders çıkarır. Ben ders çıkardım mı? Evet bazı hatalarımdan ders çıkardım kendimi toparladım. Peki diğerleri? Neden diğer hatalarımı tekrarlamaya devam ediyorum? Acı çekmeye bayılıyorum heralde. Hata yaptığımı bile bile, üzüleceğimi bile bile, olmayacağını bile bile devam ediyorum. Yaptığım yanlış mı? Evet bana göre yaptığım yanlış. Bunun farkındayım. Değiştirecek miyim? Evet.

Yalnızlık. Yalnızlık aslında yanında kimse olmaması değildir. Yanında bir sürü arkadaşın olsa bile, sen yoluna devam edeceğin sadık arkadaşlarını bulduğunda yalnız olmazsındır. Az ve öz olursun. Yanında sana değer veren, senin değer verdiğin insanlar olduktan sonra yalnız olmazsın. Yalnızlık kötü birşey değildir. Bazen kafanı toplamak için yalnız olmaya ihtiyacın olur. Düşünmek için, kararlarını düşünerek vermek için. Mesela şu an benim yaptığım gibi. Evdeyim, müziğim açık, yanımda kimse yok. Ne bir arkadaş ne bir baba ne bir anne. Yaşadıklarımı düşünüyorum, hatalarımı gözden geçiriyorum, karar veriyorum. Sonra mı? Sonrası yarın sınavım var.